<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ses &#8211; DEVAPİ</title>
	<atom:link href="https://devapi.com.tr/tag/ses/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://devapi.com.tr</link>
	<description>Doktor Arı Çiftliği</description>
	<lastBuildDate>Sun, 22 Dec 2024 11:27:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>
	<item>
		<title>BAL ARILARI DUYAR MI?</title>
		<link>https://devapi.com.tr/2024/12/22/bal-arilari-duyar-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dr. Dursun Ünal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 22 Dec 2024 11:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[BLOG]]></category>
		<category><![CDATA[bal arısı]]></category>
		<category><![CDATA[duyma]]></category>
		<category><![CDATA[koku]]></category>
		<category><![CDATA[ses]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://devapi.com.tr/?p=4157</guid>

					<description><![CDATA[Bal Arılarının Bazı Duyusal Özelliklerinin Yaşam Faaliyetleri Üzerine Etkileri Recep SIRALI1 Giriş Bal arıları, çevrelerinde ve iç bünyelerinde meydana gelen mekaniksel, kimyasal, fiziksel, ruhsal, elektriksel vs. gibi tüm değişiklikleri algılayabilen; görsel, işitsel ve diğer tipteki duyusal işlevlere sahip çeşitli duyu organlarına sahiptir (Demirsoy, 1985; Todorović &#38; Todorović, 2017). Bal arılarının yaşamlarını sürdürebilmesi, çevre koşullarının yanı [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div class="page" title="Page 6">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Bal Arılarının Bazı Duyusal Özelliklerinin Yaşam Faaliyetleri Üzerine Etkileri</p>
<p>Recep SIRALI1</p>
<p>Giriş</p>
<p>Bal arıları, çevrelerinde ve iç bünyelerinde meydana gelen mekaniksel, kimyasal, fiziksel, ruhsal, elektriksel vs. gibi tüm değişiklikleri algılayabilen; görsel, işitsel ve diğer tipteki duyusal işlevlere sahip çeşitli duyu organlarına sahiptir (Demirsoy, 1985; Todorović &amp; Todorović, 2017).</p>
<p>Bal arılarının yaşamlarını sürdürebilmesi, çevre koşullarının yanı sıra sahip olduğu duyu organlarına ve duyusal özelliklere bağlıdır (Ćerimagić, 1990). Bu özellikler bal arılarının tüm yaşamsal faaliyetlerini ve sağlığını etkilediği gibi üretim etkinliği üzerinde de etkilidir (Vesković, 2000).</p>
<p>1 Dr. Öğr. Üyesi, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Zootekni Anabilim Dalı, Tekirdağ / Türkiye</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;103&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 7">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Bazı gözlemciler bal arılarının yaşamsal etkinliklerine ilişkin birtakım özelliklerini açıklamakta güçlük çektiklerini belirtmişler ve bunu bal arılarının ne yaptığını göstermek istemediği şeklinde yorumlamışlardır (Doğaroğlu, 2004).</p>
<p>Oysa bal arılarındaki her türlü davranış arı kolonisinin geleceğinin devamını sağlama üzerine kurulu olup, bu konuda hiçbir canlı türünde görülmeyecek düzeyde bir duyarlılık ve yetenek söz konusudur. Diğer yandan bal arılarının yaşamına ait tüm koşullar insan müdahalesi olmaksızın koloninin kendisi tarafından düzenlenmekte ve kontrol edilmektedir (Güler, 2006).</p>
<p>Bal arılarının çeşitli koşullarındaki değişikliklere karşı gösterdikleri tepkiler çok farklı olduğundan (Gençtan, 2012), bu özellikleri bal arılarını diğer canlıların çoğundan daha güçlü kılmaktadır (Güler, 2006).</p>
<p>Bal arılarının fizyolojik ve davranış özelliklerinin, çevreye uyum mekanizmalarının kısacası tüm yaşamsal faaliyetlerinin devamında oldukça önemli olan görme, işitme, koklama, tat ve dokunma gibi duyusal özelliklerin etkisi görülmektedir (Vesković, 2000).</p>
<p>Koloni tarafından kontrol edilen bu duyusal faktörlerin etkilerini birbirinden ayırmak oldukça güçtür (Doğaroğlu, 1992). Ayrıca aynı koloni bireylerinde farklı koşullar altında duyusal işlevlerin önceliği de değişim gösterebilmektedir (Demirören, 2002).</p>
<p>Dış etkilerle meydana gelen uyarılar, belirli merkezlere iletilerek, orada değerlendirilmekte, bal arısı için en yararlı biçimde ve koloniyi oluşturan bireylerin kendine özgü şekilde tepki göstermesi sağlanmaktadır (Demirsoy, 1985).</p>
<p>Diğer yandan bal arıları karanlık veya yarı karanlık kapalı bir yuva çevresine uyum sağladığından böyle bir ortamda görme duyusundan çok, koklama ve işitme uyarıları en önemli duyuları oluşturmaktadır (Öder, 1985).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;104&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 8">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Her duyu organının alıcısı, belirli bir uyarana cevap vermektedir. Genellikle her duyu kendi duyu organı ile algılanmasına karşın bir uyaran bazen birden fazla duyu organını etkileyebilmektedir (Tanyolaç &amp; Tanyolaç, 1992).</p>
<p>Bu bağlamda bal arılarının yaşamsal etkinliklerinin hangi duyusal özelliklerden ne ölçüde etkilendiği konusunda bilimsel çalışmalara ihtiyaç duyulmakta ve bu sonuçların uygulamaya aktarılması gerekli görülmektedir (Todorović &amp; Todorović, 2017).</p>
<p>Nitekim duyusal özelliklerin detaylı olarak incelenmesi; koloniyi oluşturan bireylerin yaşamı, popülasyonunun devamı ve arıcılıkta başarılı olabilmek için de oldukça gerekli görülmektedir (Sıralı, 1999).</p>
<p>Bu düşüncelerle hazırlanan makalede; görme, işitme, koklama, tat ve dokunma gibi bazı duyusal özelliklerin bal arılarının kovan içi ve dışı yaşamsal etkinlikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir.</p>
<p>Görme duyusu</p>
<p>Işığın algılanması tüm canlı türlerinde olduğu gibi bal arıları için de oldukça önemli bir yetenektir (Aktümsek &amp; Ünsal &amp; Kalyoncu, 2009). Bal arılarının gözleri sadece kendileri için yararlı olanı görebilecek biçimde düzenlenmiştir (Anonim, 1993).</p>
<p>İşçi arılar için kovan dışında yön bulma ile propolis, su, polen ve nektar toplamada yüksek düzeyde önem arz eden görme duyusu bal arılarının söz konusu davranışlarını belirlemede çok önemli rol oynamaktadır (Demirören, 2002; Anonim, 2023).</p>
<p>Erkek arıların havada uçarken ana arıyı izlemesi ve ona yaklaşabilmesi için görme duyuları ana ve işçi arılardan çok daha iyi gelişmiştir (Güler, 2006). Özellikle işçi ve erkek arılarda gözler çok güçlü olup, uzağı görme ve renk seçme özellikleri ana arılardan oldukça iyidir (Doğaroğlu, 1992).</p>
<p>Işık, bal arılarında değişik tipteki görme organları tarafından algılanmaktadır (Ecevit &amp; Akyazı &amp; Akyazı, 2012). Bal arılarının baş kısmında ikisi bileşik, üçü basit olmak üzere toplam 5 göz</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;105&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 9">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>bulunmaktadır. Çok sayıda basit gözden oluşan bileşik gözler başın üst iki yanında, basit gözler ise ikisi yukarıda birisi alt ortada olmak üzere alın kısmında yer almaktadır (Doğaroğlu, 1992).</p>
<p>Bal arılarında görme duyusunda esas önemli olanın bileşik gözler olduğu bildirilmiştir (Ecevit &amp; Akyazı &amp; Akyazı, 2012). Morötesi ışığa karşı oldukça hassas olan bileşik gözler çok gelişmiş olup, başın iki yanını tamamen kaplamaktadır (Anonim, 1993; Güler, 2006).</p>
<p>Bileşik gözler ana arıda 3000, işçi arıda 4000 ve erkek arıda 8000’den fazla ünitenin birleşmesinden meydana gelmektedir. Gözün her bir ünitesi, bakılan cismin küçük bir kısmını görmekte ve bu görüntüler birleştirilerek cismin görüntüsü beyinde bir bütün olarak tamamlanmaktadır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003). Bileşik gözlerin yüksek frekanstaki titreşimleri izleme yetenekleri yüksek olduğundan şekilleri rahatça görebilmektedirler (Özet &amp; Arpacı, 2001).</p>
<p>Ana arılar sadece çiftleşme uçuşu için kovandan uzaklaştıkları ve tüm ömrünü kovan içerisinde karanlık bir ortamda geçirdikleri için bileşik gözleri diğer bireylerin gözlerinden daha küçüktür. İşçi arıların bileşik gözleri ana arınınkinden daha büyük fakat erkek arılardan daha küçüktür. Kovan içi karanlık olmasına karşın tüm koloni bireyleri çevreyi her yönüyle rahatça görebilmektedirler (Güler, 2006).</p>
<p>Basit gözler; ışık şiddetinin algılanması, polarize olan güneş ışığının görülmesi ve arıların haberleşmelerinde güneşin bulunduğu yer ve yön tayininde kullanılmaktadır (Güler, 2006; Korkmaz, 2013).</p>
<p>İyi koşullarda bal arılarının gece dahi nektar ve polen topladıkları göz önüne alınacak olursa, karanlıkta görme özelliklerinin çok iyi olduğu anlaşılmaktadır (Doğaroğlu, 1992). Bu nedenle bal arılarının basit gözlerinin genellikle karanlıkta görev yaptığı sanılmaktadır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;106&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 10">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>İşitme duyusu</p>
<p>Ses dalgaları havadaki partiküler titreşimler ile yayılım göstermektedirler. Ses frekansı, belli bir sürede saptanan titreşim sayısı olup, canlıların farklı frekanstaki sesleri ayırt edebilme kapasiteleri belirgin farklılıklar göstermektedir. Ancak böcekler genellikle 300/sn devire sahip sesleri ayırt edebilmektedirler (Öber, 2007).</p>
<p>Uzun bir süre bal arıları bilim insanları için sağır varlıklar olarak nitelendirilmiştir. Bu tanım için insanlar kendi işitme duyusunu örnek almışlardır. Ancak günümüzde, arıların insanların algısının ötesine geçen bir ses dünyasında yaşadıkları ve iletişimde kullanmak için çıkardıkları ses sinyallerinin çoğunun insanlar için duyulmaz bir aralıkta olduğu keşfedilmiştir (Anonim, 2023).</p>
<p>Seslerin bal arısı kolonisini oluşturan bireyler arasında en önemli iletişim aracı olarak öne çıkan davranışsal işaretler olduğu ifade edilmektedir (Demirören, 2002). Bu bağlamda bal arılarında duyargalar sesleri işitme özelliğine sahip organları oluşturmaktadır (Geldiay &amp; Geldiay, 1970).</p>
<p>Bal arıları, saniyede 10 ile 1000 Hz’ye aralığında titreşim ve ses frekansı üretmektedir. Şimdiye kadar 500 Hz’ye kadar güçlü ve tiz ses frekansları tespit edilebilmiştir. İletişim için bu aralığın ne kadarının kullanıldığı bilinmemekle birlikte arıların kullanmadıkları hatta algılamadıkları titreşimler ve sesler ürettiği de düşünülmektedir. Bazı araştırmacılar, bu seslerin koloniler hakkında değerli bilgiler sağlayabileceğini düşünmektedir (Anonim, 2023).</p>
<p>En bilinen arı sesi, kanat hareketinden gelen vızıltı olup, arıların kanat çırpma sıklığı ortalama 190 Hz ile 250 Hz arasında değişmektedir. Bal arısı kanadının çırpma hızı dakikada 11.400 kez olup, özellikle deneyimli arıcılar tarafından sesin o andaki duruma, koloniye, ırka ve hatta ekotiplere göre değiştiği çok iyi bilinmektedir (Anonim, 2023).</p>
<p>Kovan dışındaki sesin gücü veya gürültünün bal arılarının performansları üzerinde sınırlı sürede olumsuz etkilerinin olduğu</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;107&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 11">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>bildirilmiştir (Demirören, 2002). Ancak aynı sesin gürültüsünü algılamada, bal arısı türleri, ırkları ve koloniyi oluşturan bireyler arasında farklılıklar olup olmadığı konusunda bilimsel kaynağa rastlanmamıştır.</p>
<p>Nitekim arılıkta çalışırken arıcıdan kaynaklanan sert ve ani hareketler, kovanların sarsılması, kovan açarken veya kapatırken çıkarılan sesler, kovanlar açıldığında arıcının sakin olmaması gibi etmenlerden açığa çıkan ses veya diğer gürültü kaynakları bal arılarında rahatsızlığa neden olmaktadır (Doğaroğlu, 2004).</p>
<p>Kovanın kapağı kaldırıldığı andan itibaren, kovandan ani ve yüksek perdeden bir vızıltı yükselmekte, her şey yolundaysa ses hafiflemekte ve arılar yumuşak bir vızıltı çıkarmaktadırlar. İşler yolunda değilse, kovandaki gerilim hemen hissedilmektedir. Ana arısız bir koloniden çıkan sesin desibel seviyesinin 65’in üstünde olduğu, oğula çıkma öncesinde 300 Hz’e yükseldiği ve arıların huzurlu çalışma frekansının ise 250 Hz olduğu bildirilmiştir (Anonim, 2023).</p>
<p>Yazın aktif arıcılık sezonunda bal arıları seslere ve gürültüye karşı fazla tepki vermediği halde kışın şiddetli ses veya kovanların açılması ve sarsılması arıları çok fazla rahatsız etmektedir. Özellikle kovanların yerinden oynatılması, kış salkımındaki arıların bir kısmının dip tahtasına dökülmesine ve orada üşümeleri nedeniyle salkıma katılamamalarına bile neden olabilmektedir. Bu açıdan, kışlatmanın arıların hiçbir şekilde uyarılmadığı gürültüsüz ve sakin bir ortamda yapılması gerekmektedir (Doğaroğlu, 1995).</p>
<p>Bal arıları davetsiz misafirlere cevap olarak, kısa ve tiz bir ses çıkarmaktadırlar. Bu uyarı sesi tehlike ciddi ise kovandaki tüm arılara yayılmakta, kovandan yaklaşık 500 Hz’de güçlü ve tiz bir ses yükselmektedir. Tehlike geçince koloni sakinleşmekte ve kovandaki işçi arılardan hafif bir bip sesi çıkmaktadır. Bu seslerin bir başka kovandaki arılara dinletildiğinde farklı seslerin benzer tepkileri tetiklediği gözlemlenmiştir (Anonim, 2023).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;108&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 12">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Arıların yaydığı titreşimlerin çoğu arıcılar tarafından algılanamamakta sadece bazıları duyulabilmektedir (Anonim, 2023). Bu nedenle ilkbahar ve yaz dönemlerinde yapılacak çalışmalarda kolaylık ve uygunluk sağlamak için kovanların yer değiştirme işlemi, kıştan çıkışta ve arıların henüz uçuşa çıkmadığı dönemde sakin ve gürültüsüz bir şekilde koloniyi sarsmadan ve sağa sola çarpmadan yapılmalıdır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Koklama duyusu</p>
<p>Koku alma mekanizması genel olarak uzaktan algılamayı ve tehlikelerden korunmayı sağlamakta, ayrıca koloni de düzenin oluşmasında önemli rol oynamaktadır. Koku almanın birinci görevi besin, ikinci önemli görevi ise karşı eşeyi bulmaktır (Demirsoy, 1985).</p>
<p>Bal arılarında koku algılama duyusu son derece gelişmiştir (Doğaroğlu, 1992). Bal arıları duyargalarında bulunan özel koku alma organları sayesinde insanların koku alma duyusunun algılayamadığı kokuları algılayabilmektedirler (Geldiay &amp; Geldiay, 1970; Öder, 1985; Öber, 2007). Nitekim işçi arılar balmumu, çiçek, nektar ve diğer kokuları insandan 10-100 kat daha fazla bir duyarlılıkla algılamaktadırlar (Öder, 1985; Güler, 2006).</p>
<p>İşçi arılar, özellikle bir karışım içinde bulunan tek kokuları veya aynı kokuyu değişik oranlarda içeren karışımları birbirlerinden ayırt etmede üstün bir yeteneğe sahiptirler (Öder, 1985).</p>
<p>Bal arılarında koku almada görev yapan bir çift duyarga (anten) bulunmaktadır. Koku alma organı olarak görev yapan bu organ bir anlamda arıların burnu olarak kabul edilmektedir (Güler, 2006). Başın iki yanındaki duyargaların her biri iki çift kas ile baş kısmına bağlı olup, tüm çevreyi kontrol edebilmesi için her yöne hareket etme özelliğine sahiptir (Ćerimagić, 1990; Güler, 2006).</p>
<p>Bal arıları duyarlılıkları çok fazla olan duyargaları aracılığıyla kokunun geldiği yeri tam olarak saptayabilmektedirler (Demirsoy, 1985). Ancak eşsiz duyu algılama özelliğine sahip duyargalar</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;109&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 13">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>çıkarılırsa arılar yaşayamaz hale gelmekte ve ölmektedirler (Ćerimagić, 1990).</p>
<p>Bal Arılarının koku alma cisimcikleri (organları) duyargalarının üzerinde bulunmaktadır (Anonim, 2006). Koku alma yönünden çok hassas olan bal arılarının duyargalarında 5.000’den fazla duyu algılama noktası bulunmaktadır (Korkmaz, 2013). Koku algılama özelliği duyargaların üzerinde bulunan flagellumun ucundaki incecik tüycüklerle kaplı küçük duyu algılama noktaları tarafından sağlanmaktadır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003). Duyargaların uç kısmındaki noktalardan çıkan koklama sinirleri uyarıları beyne iletmektedirler (Doğaroğlu, 1992; Anonim, 2006 ).</p>
<p>Arılar, doğada kısa mesafelerde yönlendirilmelerine yarayan belirli kokuları ayırt edebilmektedirler (Ćerimagić, 1990). Bitkilerin bal arılarını etkilemelerindeki en önemli özelliğin sahip oldukları renk ve yağ asidi bileşenlerinin ihtiva ettikleri koku maddeleri olduğu belirtilmiştir (Güler, 2006).</p>
<p>Bal arılarının duyargaları, bazı kimyasal maddelere karşı oldukça duyarlı olup, çok uzak mesafelerden çiçeklerin veya aromatik maddelerin kokusunu algılayabilecek yapıdadırlar (Güler, 2006).</p>
<p>Yapılan bilimsel gözlemler, bal arılarının duyargaları ile 2 km uzaklıktaki nektar ve balın kokusunu alabildiklerini ortaya koymaktadır (Doğaroğlu, 2004). Ayrıca arıların koku alma mekanizmasıyla kirli hava ve suyun farkına vardıkları da bildirilmiştir (Demirsoy, 1985).</p>
<p>Doğada bitkilerin çoğu tozlaşmayı sağlamak amacıyla böceklerin seveceği kokular çıkarmaktadır (Demirsoy, 1985). Bal arıları da nektar ve polen veren tüm bitki türlerinin çiçeklerini koku yardımıyla tanımaktadırlar. Ayrıca insanların hiçbir koku almadıkları çiçeklerin kokularını da kolayca alabilmektedirler (Frisch, 2014).</p>
<p>Bal arılarında kendine özgü koku çıkarma mekanizması ve onunla ilişkili olarak koloni bireylerinde bazı davranışlar gelişmiştir</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;110&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 14">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>(Demirsoy, 1985). Ana arı feromonları, dölsüz ana arıların çiftleşme uçuşu sırasında çiftleşme feromonu olarak görev yaparlar. Fakat yaşlanan ana arıların feromon üretimleri azalmaktadır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Çiftleşme dönemindeki ana arıların feromonları kovan içindeki erkek arıların ilgisini çekmezken; erkek arıların, açık havada uçarken çiftleşme uçuşuna çıkmış döllenmemiş ana arıların salgıladığı feromon yoğunluğunu araştırarak ana arıyı izlemeleri (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003), erkek arıların oldukça gelişmiş koku alma duyusuna sahip olduğunu ve feromonların büyük bir duyarlılıkla algılandığını ortaya koymaktadır (Ćerimagić, 1990; Güler, 2006).</p>
<p>Nitekim tarlacı arıların nektarı alınan çiçeklere uğramaması, kovan bekçiliği yapan arıların yağmacı arıları koklayarak tanımaları bal arılarında koku algılamanın önemini ayrıca ortaya koymaktadır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Bal arılarının renk ayrımı yapmadan aynı bitki türünün değişik renklerdeki çiçeklerine de uçtuğu düşünülecek olursa arıların çiçeklerin renginin yanı sıra kokulara da ilgi duyduğu kolaylıkla anlaşılmaktadır (Doğaroğlu, 1992).</p>
<p>Nitekim yapılan bir denemede arılar belirli kokudaki şeker şurubu ile beslenmeye alıştırılmış ve değişik kokular içeren çok sayıda şeker şurubu içerisine alışmış oldukları kokuya sahip şeker şurubu konulduğunda başka kokuya sahip şeker şuruplarına ilgi duymadıkları (Doğaroğlu, 1992), alışık oldukları koku ile kokulandırılmış şeker şurubunu diğerlerinden kolaylıkla ayırt edebildikleri saptanmıştır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>İşçi arılar bir besin kaynağı bulduklarında, geraniol denen bir madde salgılamakta ve diğer işçi arılar da bu kokuya gelmektedirler. Nitekim bir işçi arı rastlantı olarak kokusuz bir şeker çözeltisine ulaştığında, bu kokuyu çıkararak ve besinin üzerine sürerek, besin kaynağını diğer bireylere haber vermektedir (Demirsoy, 1985).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;111&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 15">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Diğer yandan kovanda arıların, yavruların, olgunlaşmamış nektarın, balın ve kovan içerisindeki diğer maddelerin kokularının karışımı ile oluşan bir koku mevcut olup; arılar kovanlarının yerini bulmada bu kokudan yararlanmaktadırlar (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Kovanın yerinin tespitinde ana arının salgıladığı feromonların da önemli etkisi bulunmaktadır. Bu nedenle herhangi bir işçi arı, kendisine ait olmayan bir başka koloni tarafından kabul edilmemekte ve kovana girmesine izin verilmemektedir (Güler, 2006).</p>
<p>Arılar, bal hasadı esnasında alınan bütün önlemlere rağmen, bal süzme odasından gelen balın kokusunu alarak içeri girmeye çalışmaktadırlar. Aynı biçimde parfüm kullanmış olarak arılığa giren bir kişi arılar tarafından hemen fark edilerek rahatsız edilmektedir (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Tat duyusu</p>
<p>Bal arılarında tat alma, besin maddesinin tadılmasıyla veya değinilmesiyle alınmaktadır. Tat alma organları, bal arılarının kendisi için çok gerekli olan besinlerin seçilmesini sağlayabilmektedir (Demirsoy, 1985).</p>
<p>Böceklerde tat duygusunun algılanması bacaklarda bulunan kıllarla ile sağlanmaktadır. Bu kıllar ile bitkideki nektar miktarının bile saptanabildiği belirtilmektedir (Öber, 2007). Oysa bal arılarında, tat almada görev yapan bir çift duyarga bulunmaktadır. Duyargalar bir çift geniş sinirle beyine bağlıdır. Duyargaların üzerinde bulunan flagellumun ucundaki 8. segment tat alma organları ile kaplıdır (Güler, 2006).</p>
<p>Diğer literatür bildirişlerine göre arıların tat alma organları bacaklarında, ağıza yakın bölgelerdeki ağız boşluklarında ve hortumlarında bulunmaktadır (Geldiay &amp; Geldiay, 1970; Doğaroğlu, 1992; Anonim, 1993).</p>
<p>Tat duyusu besinlerin niteliğinin ortaya çıkarılmasında ve kabul edilebilirliğinde rol oynamaktadır (Aktümsek &amp; Ünsal &amp; Kalyoncu,</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;112&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 16">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>2009). Ayrıca bal arılarının beslenme davranışlarının motivasyonuna ve düzenlenmesine yardımcı olmaktadır. Bu bağlamda bal arılarının hangi karbonhidrat ve protein kaynaklarını toplayacağına, tüketeceğine ve hangilerinden kaçınacağına yardımcı olmaktadır (Demirören, 2002).</p>
<p>Bal arıları için önemli olan tat, tatlılık duygusudur (Doğaroğlu, 1992). Yapılan araştırmalar arıların insanlar için şeker tadı veren maddelerin sadece birkaçına ilgi duyduklarını ortaya koymaktadır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Bal arıları, genel olarak dengeli orandaki sakaroz, glikoz ve fruktoz içeren nektarları ve nektarındaki şeker oranı % 14’ün üzerinde olan bitkileri tercih etmektedirler. (Doğaroğlu, 1992; Artık, 2004). Ayrıca belirli türdeki çiçeklerden nektar toplayan bal arıları genelde diğer bitki türlerinin çiçeklerindeki nektarları toplamamaktadırlar (Artık, 2004).</p>
<p>Arıların tatlı olarak algıladıkları maddeler sakaroz, glikoz, fruktoz, alfa-metil glikozit, maltoz, trehaloz, melezitoz, fukoz ve inozite’dir (Doğaroğlu, 1992). Bu şekerlerden fukoz ve inozite’nin tatlılık derecesi diğerlerinden daha azdır (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003). Bal arıları tatsız olan şekerlerden arabinoz, ksiloz, galaktoz, sellobiyoz, raffinoz, mannitol ve sorbitolu da tüketmektedirler (Doğaroğlu, 2004).</p>
<p>İnsan için belirli bir tada sahip olan sirke, soda ve kinin gibi bazı maddelerin arılar için tatsız olduğu, ayrıca bal arılarının acıya karşı duyarlılıklarının ise yok denecek kadar az olduğu bildirilmiştir (Demirsoy, 1985).</p>
<p>Yapılan denemeler sonucunda bal arılarının ramnoz, fukoz, mannoz, rerboz, laktoz, malibioz, dulsitol, inositol ve eritritol gibi şekerleri kesinlikle tüketmedikleri belirlenmiştir (Doğaroğlu, 2004). Bunlardan bazıları arılar için toksik özelliğe sahip olup, bazıları da arıların ömrünü azaltıcı etkiye sahiptir (Genç &amp; Dodoloğlu, 2003).</p>
<p>Bunların dışındaki şekerler ve insanda tatlılık duygusu oluşturan sakkarin, sukraloz, aspartam ve asesülfam-K gibi kimyasal</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;113&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 17">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>maddelerin bal arıları üzerinde herhangi bir tatlılık duygusu oluşturmadığı ve yapay tatlandırıcıların hiç birine ilgi duymadıkları tespit edilmiştir (Doğaroğlu, 1992; Vesković, 2000).</p>
<p>Dokunma duyusu</p>
<p>Omurgasız hayvanlarda vücudun değişik yerlerine dağılmış olan dokunma duyusu için özelleşmiş duyarga, kıl, ve tüy gibi yapılar bulunmaktadır (Aktümsek &amp; Ünsal &amp; Kalyoncu, 2009). Ancak bal arılarının baş kısmında bulunan bir çift duyarganın aynı zamanda dokunma ve hissetme organı olarak da kullanıldığı belirtilmiştir (Geldiay &amp; Geldiay, 1970; Anonim, 1993).</p>
<p>Sonuç</p>
<p>Bal arılarının duyusal etkinlikleri vücudundaki belirli bölgelere dış uyarıların etkisi ile meydana gelmektedir. Ancak duyu organlarının farklı duyarlılıkta olması nedeniyle her bir arının duyusal uyarıcıya verdiği yanıt değişim gösterebilmekte ve buna bağlı olarak tepkisi de farklı olabilmektedir.</p>
<p>Basit bir organizmaya sahip olan ve toplumsal yaşam eğilimli bir böcek olan bal arısının duyusal özellikleri bakımından gelişmiş organizmalarla karşılaştırılması doğru bir yaklaşım olarak kabul edilmemelidir.</p>
<p>Bal arılarında gözlenen birbirinden oldukça farklı davranışlar ve yaşamsal etkinlikler doğal olarak kendisi dışında gelişen koşullar ve duyusal özelliklere bağlı olarak değişim göstermekte, bireysel eğilimlerden çok koloni eğilimi ve beklentileri doğrultusunda şekillenmektedir.</p>
<p>Bal arısı kolonilerinin başarılı ve kazançlı arıcılık faaliyeti ile birbirinden değerli arı ürünlerinin elde edilmesi gibi amaçlar çerçevesinde doğru olarak değerlendirilebilmesi için duyusal özelliklerin, bal arılarının kovan içi ve dışındaki faaliyetlerine olan etkilerinin arıcılar tarafından çok iyi bilinmesi gerekmektedir.</p>
<p>Çünkü toplumsal olarak yaşamını sürdüren arılardaki duyusal özelliklerin yaşamı üzerine olan etkisi aynı zamanda arı ailesinin</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;114&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 18">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>geleceğinin devamını sağlama, bir anlamda garantiye alma prensibi üzerine kuruludur. Bu konuda belki de hiçbir canlı türünde görülmeyecek düzeyde bir hassasiyet söz konusudur.</p>
<p>Duyusal özellikler sonucu açığa çıkan tepkiler, doğal olarak bazı yaşamsal etkinliklerin gerçekleştirildiği döneme göre de farklılıklar gösterebilmektedir. Koloni yaşamında görülen birçok yaşamsal olay da zaten bunu kanıtlar niteliktedir.</p>
<p>Bu nedenle üzerinde durulan duyusal özellikler değerlendirildiğinde bal arılarının iç ve dış uyarıcılara oldukça mekanik bir yanıt verdiği, düşünme yeteneği olmadığı ve bütün davranışlarının yumurtanın döllendiği andan itibaren yapısında genetik olarak programlandığını söylemek doğru bir yaklaşım olacaktır.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;115&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 19">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Kaynaklar</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Aktümsek, A., Ünsal, S. &amp; Kalyoncu, L. (2009). Genel</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Zooloji Ders Kitabı. Nobel Yayın No 289. 325 sayfa. Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Anonim, (1993). Bal arısı. Yeni Rehber Ansiklopedisi. Cilt 1,</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>sayfa 251-256. Türkiye Gazetesi Yayınevi. İstanbul.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Anonim, (2006). Canlılar konuşmadan nasıl haberleşirler?</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>İlmi Mercek. Global Yayıncılık. Sayı 26, sayfa 14-17. İstanbul.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Anonim, (2023). Kovanın sesi, huzurun sesi. Erişim tarihi</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>18.07.2023. http://carik.org.tr/kovanin-sesi-huzurun-sesi/</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Artık, N. (2004). Bitkilerin bal potansiyeli ve balın bileşimi.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Teknik arıcılık. Sayı 86, sayfa 21–24. Kazan/ Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Ćerimagić, H. (1990). Pčelarstvo (deveto, dopunjeno</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>izdanje). NIP Zadrugar. 170 sayfa. Sarajevo.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Demirören, E. (2002). Hayvan Davranışları. Ege Üniv.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Ziraat Fakültesi Yayın No 547. 278 sayfa. Bornova-İzmir.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Demirsoy, A. (1985). Yaşamın Temel Kuramları. Hacettepe</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Üniversitesi Yayınları: A/53. Cilt I / Kısım II. 554 sayfa. Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Doğaroğlu, M. (1992). Arıcılık Ders Notları (3. Basım).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Trakya Üniv. Tekirdağ Zir. Fak. Ders Notu 36, Yayın No 42. 224</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>sayfa. Tekirdağ.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Doğaroğlu, M. (1995). Doktora Ders Notları (Basılmamış).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Trakya Üniv. Fen Bilimleri Enst. Tekirdağ.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Doğaroğlu, M. (2004). Modern Arıcılık Teknikleri. Doğa</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Arıcılık Tic. 295 sayfa. Tekirdağ.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Ecevit, O., Akyazı, F. &amp; Akyazı, R. (2012). Böceklerde</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>(Hexapoda: Arthropoda) Morfoloji, Fizyoloji ve Gelişim. Nobel</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Yayınevi. 513 sayfa. Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Frisch, K. V. (2014). The dance language and orientation of</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>bees. Harvard University Press. 566 pages. Cambridge,</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Massachusetts.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>&#8211;116&#8211;</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="page" title="Page 20">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Geldiay, R. &amp; Geldiay, S. (1970). Genel Zooloji. Bornova</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Birlik Matbaası. 432 sayfa. İzmir.</p>
</div>
</div>
<div class="section">
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Genç, F. &amp; Dodoloğlu, A. (2003). Arıcılığın Temel Esasları.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Atatürk Üniversitesi Yayın No 931. Zir. Fak. Yay. No 341. Ders</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Kitapları Seri No 88. 338 sayfa. Erzurum.</p>
</div>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Üniversitesi Genel Yayın No 6, Ders Kitabı No 3. 354 sayfa.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Tekirdağ.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>View publication stats</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Güler, A. (2006). Bal Arısı (Apis Mellifera). Ondokuz Mayıs</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Üniv. Zir. Fak. Ders Kitabı No 55. Samsun. 574 sayfa.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Gençtan, T. (2012). Tarımsal Ekoloji. Namık Kemal</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Korkmaz, A. (2013). Anlaşılabilir Arıcılık. Samsun Gıda</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü yayını. 330 sayfa. Samsun.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Öber, A. (2007). Hayvan Davranışları (Temel Ögeler).</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Nobel Yayınevi. 149 sayfa. Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Öder, E. (1985). Bal arılarında kimyasal haberleşme ve</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>önemi. Ziraat Üstüne Söyleşiler. Editör: Reşit Sönmez. Sayfa 148-</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>157. İzmir.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Özet, M. &amp; Arpacı, O. (2001). Duyu organları. Biyoloji 2.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Zambak Yayınları. Sayfa 86. İzmir.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Sıralı, R. (1999). Arıcılık uğraşısında etkili çevresel</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>koşulların analizi. Teknik Arıcılık. Sayı 63, sayfa 18–26.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Kazan/Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Tanyolaç, J. &amp; Tanyolaç, T. (1992). Genel Zooloji. Hatiboğlu</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Yayınları No 17. 426 sayfa. Ankara.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Todorović, V. &amp; Todorović, D. (2017). Praktično</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>pčelarstvo. Proizvođač Algoritam, Sayfa 51–52. Beograd.</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>Vesković, B. (2000). Praktično pčelarstvo sa radovima po</p>
</div>
</div>
<div class="layoutArea">
<div class="column">
<p>mesecima. Privredni Pregled. 420 sayfa. Beograd.</p>
</div>
</div>
</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
